İslamiyet ve Rüyalar
Kur'an ve sünnette rüyanın yeri, rüya çeşitleri ve klasik tabir kaynakları.
Güncellendi: 21 Eylül 2026
İslam geleneğinde rüya, hem bir bilgi kaynağı hem de dikkatle yaklaşılması gereken bir alan olarak ele alınır. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf kıssası, rüya ve tabirin merkezde olduğu en kapsamlı anlatıdır. Kıssada rüya yalnızca bir işaret değil, bir milletin iktisadi kaderini belirleyen bir bilgi olarak görünür.
Rüyanın üç çeşidi
Sadık rüya: Doğru çıkan, bir hakikate işaret eden rüyadır. Gelenekte bunun peygamberlikten kalan bir iz olduğu belirtilir.
Nefsî rüya: Kişinin gün içindeki meşguliyetlerinin, arzularının ve kaygılarının uykuya yansımasıdır. Tabir gerektirmez.
Şeytanî rüya: Korkutmak, üzmek veya kafa karıştırmak amacıyla görülen rüyadır. Anlatılmaması ve önemsenmemesi tavsiye edilir.
Klasik kaynaklar
Alanın temel ismi İbn-i Sirin'dir (654-728). Kendisine nispet edilen tabir derlemeleri yüzyıllarca başvuru kaynağı olmuştur. Abdülgani en-Nablusi'nin geniş hacimli eseri ile Cafer-i Sadık'a nispet edilen yorumlar, geleneğin diğer iki ana damarını oluşturur. Bu kaynaklar arasında zaman zaman farklılıklar bulunur; tabir geleneği bu çoğulluğu bir zenginlik olarak görür.